DESIGN THINKING

Geleceğin tasarım yöntemi

İş dünyasında en çok kullanılan kavramlardan biri Design Thinking (ya da türkçe en yaygın tabiri ile “Tasarım Odaklı Düşünce”).

 

1980’lerde tohumları atılan yönteme 1990’lardan bu yana dünyada bir çok başarı hikayesi atfediliyor; hayatlarımızı kolaylaştıran ürün ve hizmetlerin yanısıra, dünyayı değiştiren pek çok inovasyonun ardında da yine bu metod var.

Başarının ardındaki sır

Mobisol[1] yoksullar için sürdürülebilir, hesaplı ve temiz enerji çözümleri üreten Alman bir firma. 2011’de sadece iki kişinin çalıştığı start-up, bugün 750 çalışanı ve 12 ülkedeki müşterileri ile global bir şirket. Hikayeleri[2]Almanya’daki bilgisayarlarının başından kalkıp Tanzanya’daki kullanıcıları yerinde ziyaret etmeye karar verdiklerinde değişir.

Varsayım, genelleme ve inançları bir tarafa bırakıp problemleri farklı açılardan ele almaya, yeni ve yaratıcı çözümler bulmaya karar verirler.

Afrika kırsalında, sadece aydınlatma için kullanılan güneş panellerini, diğer ihtiyaçlar için (TV, radyo, mobil şarj) de kullanılabilir hale getirirler, ödeme sistemini kökten değiştirirler ve montaj-bakım ihtiyacını yerel freelance çalışanları eğiterek çözerler.  Büyümeye ve yeni çözümler geliştirmeye devam ediyorlar.

GE Healthcare tasarımcısı Doug Dietz

GE Healthcare tasarımcısı Doug Dietz, tasarımı henüz tamamlanan büyük MR cihazının kullanımına tanık olmak için hasteneye koşar. İlk müşteri babasının elinden tutmuş ağlayarak yaklaşan küçük bir kızdır. Genç baba “Konuştuklarımızı hatırla, cesur ol, yapabilirsin”diyerek kızını cesaretlendirmeye çalışır. MR odasına girdiklerinde Dietz, odayı ilk defa küçük kızın gözünden görür. Görüntüleme başladığında cihazın çıkardığı sesler sebebiyle küçük kız yeniden ağlamaya başlar. Genç çiftin çaresizliği Dietz ve GE Healthcare için bir uyanış olur.Dietz ve ekibi meseleyi çocukların hayal dünyasına hitap eden, görüntüleme için basit komutlar içeren farklı temalı macera odaları – Adventure Series[3] – ile çözüme ulaştırırlar.

Temalardan birinde çocuklardan kanoya binip uzanmaları ve devrilmemek için hareket etmemeleri isteniyor. Gerçekten hareket etmeden dururlarsa balıklar üstlerinden atlamaya başlıyor.  Bir diğerinde çocuklar kamp ortamında özel bir uyku tulumunda, yıldızlarla dolu gökyüzünü seyrederek görüntülemeye giriyor.

Varsayım, genelleme ve inançları bir tarafa bırakıp problemleri farklı açılardan ele almaya, yeni ve yaratıcı çözümler bulmaya karar verirler.

Afrika kırsalında, sadece aydınlatma için kullanılan güneş panellerini, diğer ihtiyaçlar için (TV, radyo, mobil şarj) de kullanılabilir hale getirirler, ödeme sistemini kökten değiştirirler ve montaj-bakım ihtiyacını yerel freelance çalışanları eğiterek çözerler.  Büyümeye ve yeni çözümler geliştirmeye devam ediyorlar.

Bir diğerinde çocuklar kamp ortamında özel bir uyku tulumunda, yıldızlarla dolu gökyüzünü seyrederek görüntülemeye giriyor. Varsayım, genelleme ve inançları bir tarafa bırakıp problemleri farklı açılardan ele almaya, yeni ve yaratıcı çözümler bulmaya karar verirler.Afrika kırsalında, sadece aydınlatma için kullanılan güneş panellerini, diğer ihtiyaçlar için (TV, radyo, mobil şarj) de kullanılabilir hale getirirler, ödeme sistemini kökten değiştirirler ve montaj-bakım ihtiyacını yerel freelance çalışanları eğiterek çözerler.  Büyümeye ve yeni çözümler geliştirmeye devam ediyorlar.

Dyson

Bir kır evinin restorasyonu sırasında Dyson, torbası tozla doldukça emiş gücünü kaybeden elektrik süpürgesine çok sinirlenir. Daha iyi elektrik süpürgesi yapmanın bir yolu olması gerektiğini düşünür ve nasıl olacağını bulmaya karar verir.  Kısa süre sonra yerel bir kereste fabrikasını ziyaret ettiğinde Dyson, havadaki talaşı toplayan devasa endüstriyel siklonları görür. Bu sistemin kir ve tozu toplamak için çok verimli bir yol olduğunu farkeder[4].

Dyson’un büyük fikri, endüstriyel bir siklonu küçültmek, alışılmış toz torbasının yerine ev tipi elektrik süpürgesine yerleştirmek ve emiş gücünü iyileştirmektir. Beş yıl boyunca fikir üzerinde çalıştıktan ve bulduğu çözümleri 5,127 adet prototipe[5] aktardıktan sonra Dyson nihayet piyasada köklü bir değişim başlatan ve kendisini milyarder yapan G Force Dual Cyclone’u – dünyanın ilk torbasız elektrik süpürgesi – lanse eder.

Bu hikayelerin ortak noktası, çözüm tasarımında kullandıkları yöntem; DESIGN THINKING

Design Thinking yöntemi işe yarıyor; geçmişte çok yaramış, hala kullanılıyor. İş dünyasında bu yöntemi benimseyen çok sayıda dev şirket var ; IBM[6], Google, Apple, P&G, Nestle, Ford bunlardan sadece bir kaçı. Devlerin yanı sıra, küçük startuplar arasında ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde ve iş modeli oluştururken yöntem yaygın olarak kullanılıyor. Demek ki gelecekte yöntemin daha yaygın olarak kullanılacağını söyleyebiliriz.

Yöntemi iş dünyasına kazandıran IDEO’nun kurucuları olarak biliniyor. Stanford Üniversitesindeki ünlü tasarım okulunun (Stanford dschool) kurucuları da aynı kişiler. Ve IDEO’nun CEO’su Tim Brown’un tanımı şöyle :

“Design Thinking, inovasyon yolunda; insanların ihtiyaçlarını teknolojinin imkanlarını ve iş dünyasının başarı gereksinimlerini birleştirmek için tasarımcının alet çantasından çıkardığı insan merkezli  bir yaklaşımdır [7] .”

Yöntemin tanımından da anlaşılacağı gibi çok geniş bir uygulama alanına sahip. Ürün ve hizmetlerin tasarımı ya da iyileştirilmesinin yanı sıra, iş modeli geliştirme, sistem oluşturma, mekan tasarımı, vb gibi pek çok alanda kullanılabilir.

 

Design Thinking, yöntemi bilen ve isteyen herkes tarafından kullanılabilir. Yöntemin üç olası sonucu var;

 

Hayırlı başarı : Problem için uygulanabilir bir çözüm tasarımı

 

Sürpriz başarı : Başka bir problemin çözüm tasarımı

 

Hayırlı başarısızlık : Yöntemi tekrarlamadan önce neyin işe yaramayacağını öğrenme ayrıcalığı.

 

Yöntemin işleyişi kısaca şöyle; öncelikle ne amaçla çalışılacağı  (bir problem ya da iyileştirme istenen bir ürün, hizmet, süreç, sistem ya da mekan olabilir) belirleniyor. Sonra yöntemin temel beş aşamasına geçiliyor.  

 

1.  Empati: Problemin hedef kitlesinin durumunu, problem karşısında neler yaşadığını, hissettiğini, düşündüğünü, bunu nasıl aktardığını, söylenen ve söylenmeyenleri, neler yaptığını, neden ve nasıl yaptığını, vs derinlemesine anlamak için bir araştırma ve gözlem planı hazırlanıp uygulanıyor. Amaç bilinenlerin ötesindeki gerçekleri keşfetmek.

 

2.  Tanım: İlk aşamada elde edilen bilgi ve bulgular ışığında meselenin net olarak tanımı yapılıyor. Problem, çözüm tasarımına elverişli bir şekilde yeniden çerçeveleniyor. Bu aşamada, tasarım yaklaşımının hangi bakış açısı ya da açılarından olacağı belirleniyor.

 

İlk iki aşama oldukça kritik. Özellikle empati aşamasında mevcut bilgi, inanç, kalıp, yargı vs bir tarafa bırakıp açık fikirlilikle, merakla ve ilgi ile anlamaya çalışmak; görünenler ve söylenenlerin yanı sıra, görünmeyeni görebilmek, söylenmeyeni duyabilmek; ihtiyaçların daha iyi anlaşılmasını ve çözüm tasarımına uygun alanların belirlenmesini sağlıyor. Empati aşamasındaki zengin ve derin bilgi ve bulgular, çözüm tasarımcısını sınırlayıp belli bir alana sıkıştırmayan bir (ya da bir kaç) tanım yapmak için kullanılıyor.  

 

3.  Fikir geliştirme: Çözüm tasarımı alanları belirlendikten sonra bunlar için çok sayıda, ve çok çok sayıda fikir üretmek aşamasına geliniyor. Bu en eğlenceli ve kolay olduğu düşünülen aşama. Uygun ortam ve yetkin kolaylaştırıcıların desteği ile bu mümkün. Bu aşamanın asıl önemi, çok sayıda fikirden az sayıda fikri seçmek. Seçilen fikirler sonraki aşamada prototipleştirilecek olan çözüm alternatifleri

 

4.  Prototip: Seçilen çözüm alternatiflerini fiziksel dünyaya taşıma aşaması. Aklınızdakini kullanıcı ve diğer tarafların deneyimleyebileceği hale getirmek. Çözümünüzün işe yarayıp yaramadığını anlamanın yanı sıra, empatiyi derinleştirme, öğrenme, araştırma, vs gibi pek çok başka alana hizmet ediyor. Hızlı ve ucuz başarısızlıklar aşaması da diyebiliriz. Nihai çözüm alternatifleri belirleninceye kadar defalarca tekrarlanan bir aşama.

 

5.  Test: Nihai çözümler seçildikten sonra, prototipleri gerçek hayatta kullanıcıların deneyimleyebileceği hale getirme ve geribildirim toplama aşamasına geliniyor.  Bu aşama sonunda gerekli düzeltmeleri yapmak ve çözümü gerçek dünyaya uyarlamak için gerekirse en başa dönülebilir.

 

Görüldüğü gibi yöntem oldukça basit, ancak hiç kolay değil. Yaratıcı, etkili ve inovatif çözümlere hangi ölçüde ulaşılacağını belirleyen başka faktörler de var. En önemlileri şöyle sıralanabilir;

 

Diğer Faktörler

 

ZİHİN YAPISI[8] İnsan odaklı tasarım için bu zihin yapıları ya da tutumlar hayatidir.

 

  • Yaratıcı özgüven: Her insanın yaratıcı olduğuna inanmak.
  • Empati : Farklı açılardan bakabilmek, tarafsız gözlem ve anlama becerisi.
  • Muğlaklıkla barışıklık: Çözümü bilmemenin verdiği rahatsızlığın, yaratıcılığı engellememesi
  • Haydi yapalım tutumu: Fikirleri elle tutulur hale getirmek.
  • Başarısızlıklardan öğrenme: Her başarısızlığı bir öğrenme fırsatı olarak kucaklamak
  • Tekrar tekrar yapma: Tekrar tekrar yaparak fikirleri çoğaltmak, iyileştirmek ve geliştirmek.
  • İyimserlik: Her zaman ulaşılabilecek daha iyi bir çözüm olduğuna inanmak.

     

TAKIM ÇALIŞMASI Yukarıdaki zihin yapısına sahip insanların birlikte çalışması yaratıcı süreci zenginleştirip daha etkili çözümlere ulaşılmasını sağlıyor.

 

TAKIMIN YAPISI Farklı disiplinlerden insanların bir araya gelmesi ve karma bir ekip oluşturulması, meseleleri çok boyutlu ele almalarına yardımcı oluyor ve takımın üretkenliğini destekliyor.

 

KÜLTÜR Birlikte çalışma, işbirliği, yaratıcılık, kollektif çözüm, vb gibi destekleyici pozitif kültürün beslenmesi, yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi de önemli.

 

Türkiye’de Design Thinking

 

Türkiye’de de son yıllarda iş ve eğitim dünyasında metodun adını sıkça duyuyoruz. Bazı kurumlar metodla yeni yeni tanışırken, bazı kurumlar metodu sistematik olarak kullanıyor. “Bazı” kavramı sizi yanıltmasın. Sayı henüz çok az. Başka bir deyişle; ülkemizde bu yöntemle sonuç üretebilecek muazzam bir potansiyel barındırıyoruz!

 

Düşünün; ülkemizdeki üretken yetişkinlerin bu yöntemi öğrendiğini ve bir kısmının ustalaştığını;

 

Gelecek işgücümüz genç nüfusumuzun bu tür yöntemlerle daha okul sıralarında tanıştığını[9], bilgi ve becerilerini pekiştirdiğini, gerekli zihin yapısına ulaştığını ve yaratıcı özgüveni kazandığını;

 

Birlikte çalışma, işbirliği, uzlaşma, iletişim, kollektif çözüm, vb gibi destekleyici pozitif kültürün yaygınlaşması ve geliştirilmesi için gerekli adımların planlanıp uygulandığını;

İnsanımızın eşsiz potansiyelinin üretime dönüştüğünü;

 

Ülkemizin yüksek teknoloji üretiminde ve inovasyonda ilk sıralara yerleştiğini;

 

Önümüzdeki günlerde iş dünyasında Türkiye’deki başarılı örneklerin dilden dile dolaştığını, hikayelerin yazılıp tüm dünya ile paylaşıldığını düşünün!

 

Dünyada çok problem var. Büyük problemler. Ülkemizde de durum pek farklı değil. Gün geçtikçe problemlere yenileri eklenirken, bazılarının etki alanı büyümeye devam ediyor. Problemler büyük, çok boyutlu ve karmaşık. Bir yanını düzeltirken, diğer tarafa zarar verilebiliyor. İhtiyaçlar artıyor, değişiyor ve çeşitleniyor. Yeni bakış açılarına, yeni yaklaşımlara, çok boyutlu iyileştirme ve yaratıcı kollektif çözümlere ihtiyacımız var.

 

Evrende bu çözümleri bulabilecek kapasitedeki tek varlık insan.

 

Bir tarafta muazzam bir potansiyel, diğer tarafta defalarca sonuç üretmiş başarılı bir yöntem. Öyleyse ülkemizde insanların yöntemi öğrenmelerini sağlamak iyi bir başlangıç olabilir. Asıl farkı yaratacak olan ise, eğitime ek olarak uygulama için uygun ortamın sağlanması ve sürecin ve devamlılığının desteklenmesidir.

 

Unutmayın! Geleceği bugün yaptıklarımız kadar yapmadıklarımız da şekillendiriyor.

Halide Şerif BODUR, 02 Şubat 2019, İstanbul

 

Makalenin orjinali TEGEV Mesleki ve Teknik Eğitim Dergisi Mayıs 2019sayısında yayınlanmıştır.

 

  • Yöntemi deneyimleyerek öğrenmek istiyorsanız;
  •     Mevcut problemlerin çözümünde, yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde, iş modeli oluşturmada, ar-ge çalışmalarında, vs kullanmak istiyor ve rehberliğe ihtiyaç duyuyorsanız;
  •     Kurumunuzda kültürel bir dönüşümle yöntemin sürekliliğini sağlamak istiyorsanız;
  •     Kendi rehber, eğitmen ve koçlarınızı yetiştirmek istiyorsanız;
  •     Lise ve üniversite öğrencileri için bir program/ders hazırlanmasını istiyorsanız;
  •     Eğitmenlerinizin bu yöntemi öğrenmelerini ve öğrencilere aktarmalarını istiyorsanız;
  •  

Bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. halide@narkurumsalkocluk.com

 

[1] www.plugintheworld.com adresinden şirketin bilgilerine ulaşılabilir.

 

[2] https://thisisdesignthinking.net/2016/05/reinventing-solar-energy-supply-for-rural-africa/

 

[3] http://newsroom.gehealthcare.com/from-terrifying-to-terrific-creative-journey-of-the-adventure-series/

 

[4] Charlie Burton, “The Seventh Disruption: How James Dyson Reinvented the Personal Heater,” Wired UK, October 22, 2011, http://www.wired.co.uk/magazine/archive/2011/11/features/the-seventh-disruption-james-dyson/viewall

 

[5] Alison Beard, “James Dyson: The Extended Life’s Work Interview,” Harward Business Review, accessed October 19, 2014, http://hbr.org/web/2010/07/dyson2.

 

[6] IBM 2011 yılından bu yana tüm ekibini “tasarımcı” haline getirmek üzere yoğun bir yatırım yürütüyor. 100.000’den fazla çalışanı eğitimi aldı, kalanlar devam ediyor. Şirketin ana stratejisi bu yönteme dayanıyor. https://www.nytimes.com/2015/11/15/business/ibms-design-centered-strategy-to-set-free-the-squares.html https://www.ibm.com/design/thinking/

 

[7] Orjinali: “Design thinking is a human-centered approach to innovation that draws from the designer's toolkit to integrate the needs of people, the possibilities of technology, and the requirements for business success.” — Tim Brown, CEO of IDEOhttps://www.ideou.com/pages/design-thinking

 

[8] Tasarım odaklı düşünce yöntemiyle etkili sonuçlara ulaşmak için kişisel pek çok özellik sayılabilir. Bu yazıda IDEO’nun belirlediği zihin yapıları paylaşılmıştır. Bağlantıdan zihin yapılarının anlatıldığı kısa videolara ulaşılabilir; http://www.designkit.org/mindsets

 

[9] Türkiye’de “Design Thinking” konusunda Üniversite düzeyinde açılan ilk pilot derskurumumuz – Nar Kurumsal Koçluk Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. – tarafından tasarlanmış ve 2017 bahar döneminde 16 hafta boyunca Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesinde uygulanmıştır.

 

Makaleler

DESIGN THINKING

Geleceğin tasarım yöntemi

Herkesin dengesi kendine...
İnovasyon kültürü oluşturmak

Duyurular

ÇYDD bursiyerlerizı tamamladık.
EXPRESS programı

DT EXPRESS Programı

Her türlü sorularınız için bize yazın.

 

TOP
WhatsApp Bize Ulaşınız WhatsApp